İçeriğe geç
Günlükteki yer

Urmiye

1911 yılında Urmia, İran'da tahıl pazarı
1911 yılında Urmia (Ourmiah), İran'da tahıl pazarı.

Urmia (Urmiyye; Farsça: ارومیه), yirminci yüzyılın bazı dönemlerinde Rızaiye adıyla da anılmış, İran’ın kuzeybatısında yer alan ve Batı Azerbaycan Eyaleti’nin merkezini oluşturan bir şehirdir. Urmia Gölü’nün batısında ve Türkiye sınırına yakın bir konumda bulunan şehir, İran, Anadolu, Kürdistan ve Mezopotamya arasındaki geçiş bölgesinde yer alması nedeniyle tarih boyunca önemli bir ticaret ve ulaşım merkezi olmuştur. Bölge etnik ve dinsel açıdan çeşitlilik göstermiş; Müslümanların yanı sıra Ermeniler, Süryaniler ve Yahudiler de burada yaşamıştır. Bu çok kültürlü ortam içerisinde Urmia’da yüzyıllar boyunca varlığını sürdüren önemli bir Yahudi topluluğu oluşmuştur.

Yahudi Topluluğunun Kökenleri

Urmia Yahudilerinin cemaat geleneği, bölgedeki Yahudi yerleşiminin başlangıcını Asur sürgününe ve İsrail Krallığı’ndan sürülen Yahudilere bağlamaktadır. Bu gelenek, bölge Yahudilerinin tarihsel kimliğinin önemli unsurlarından biri olmuştur. Bununla birlikte, antik çağdan modern döneme kadar Urmia’da kesintisiz bir Yahudi yerleşiminin varlığını gösteren sürekli tarihsel belgeler bulunmamaktadır. Daha genel olarak, Batı ve kuzeybatı İran’daki Yahudi varlığı antik çağlardan itibaren belgelenmiş olup İran Yahudilerinin daha geniş tarihinin bir parçasını oluşturmaktadır.

Orta Çağ’da Urmia, on ikinci yüzyılda bölgede faaliyet gösteren Yahudi mesihçi lider David Alroy ile de ilişkilendirilmiştir. Urmia’daki Yahudi topluluğu hakkında daha ayrıntılı bilgiler özellikle on dokuzuncu yüzyıldan itibaren ortaya çıkmaktadır. Yahudi seyyah David D’Beth Hillel 1828 yılında Urmia’yı ziyaret etmiş ve şehirde üç sinagog bulunduğunu kaydetmiştir. Onun anlatımı, örgütlü bir Yahudi cemaatinin varlığına işaret etmekle birlikte, bölge Yahudilerinin ayrımcılık, yoksulluk ve dönemsel baskılarla karşı karşıya olduğunu da göstermektedir.

On Dokuzuncu Yüzyılda Topluluk

On dokuzuncu yüzyılda Urmia’da önemli büyüklükte bir Yahudi topluluğu bulunuyordu. Topluluğun yaşamı, Kaçar dönemi İran’ının siyasi ve toplumsal koşullarından doğrudan etkilenmiştir. Bölgedeki Yahudiler dönem dönem ayrımcılığa ve şiddete maruz kalmış, bazı dönemlerde ciddi ekonomik sıkıntılar yaşamıştır. 1870’lerin başında kuzeybatı İran’ı etkileyen büyük kıtlık da topluluk üzerinde ağır sonuçlar doğuran olaylardan biri olmuştur.

Buna rağmen Yahudi toplumu dinsel ve sosyal kurumlarını korumayı başarmıştır. Yahudiler şehrin belirli bölgelerinde yaşamış, sinagoglarını ve cemaat kurumlarını sürdürmüş ve çeşitli ticari ve zanaatkârlık faaliyetlerinde bulunmuşlardır. Cemaat hayatı, Farsça, Azerice, Kürtçe ve Aramice’nin bir arada kullanıldığı çok dilli bir çevrede gelişmiştir.

Yirminci Yüzyılın Başında Urmia

Yirminci yüzyılın başlarında Urmia, İran’ın önemli Yahudi merkezlerinden biri durumundaydı. Alliance Israélite Universelle tarafından 1903/04 yılları için derlenen verilere göre şehirde yaklaşık 2.200 Yahudi yaşamaktaydı. Bu sayı Urmia’yı Tahran, İsfahan, Hemedan, Şiraz, Kirmanşah ve Yezd gibi İran’ın diğer önemli Yahudi merkezleri arasında öne çıkan topluluklardan biri haline getiriyordu.

Urmia Yahudileri ticaretin yanı sıra çeşitli zanaat ve mesleklerle uğraşıyordu. Bunlar arasında tekstil ticareti, kuyumculuk, para değişimi ve seyyar ticaret bulunuyordu. Cemaat, bölgedeki diğer Yahudi merkezleriyle bağlantılarını sürdürmüş; aileler ticaret, geçim ve evlilik ilişkileri nedeniyle farklı yerleşimler arasında hareket etmiştir.

Dil ve Kimlik: Nash Didan

Dilsel ve kültürel açıdan Urmia Yahudileri, kuzeybatı İran ve Doğu Anadolu’daki Yeni Aramice konuşan Yahudi topluluklarının daha geniş dünyasının bir parçasıydı. Bu toplulukların üyeleri kendilerini Nash Didan olarak adlandırıyor, bu ifade genel olarak “bizim insanlarımız” veya “bizimkiler” anlamında kullanılıyordu. Kullandıkları dile ise Lishan Didan, yani “bizim dilimiz”, adını veriyorlardı. Lishan Didan, Urmia ve çevresinde gelişmiş bir Yahudi Yeni Aramice lehçesiydi ve çevrede konuşulan dillerden, özellikle Azerice ve Kürtçeden etkilenmişti.

Lishan Didan yalnızca gündelik iletişim dili değil, aynı zamanda cemaat kimliğinin önemli bir unsuruydu. Aile ve günlük yaşamda kullanılan dilin yanında İbranice dinsel ve geleneksel dil olarak varlığını sürdürmüş; Farsça ve bölgedeki diğer diller de kullanılmıştır. Dilbilimsel araştırmalar, Urmia Yahudilerinin konuştuğu Yeni Aramice’nin bölgede yaşayan Süryanilerin kullandığı Hristiyan Yeni Aramice lehçelerinden farklı olduğunu göstermektedir.

Salmas ve Başkale ile Bağlantılar

Urmia Yahudi topluluğu, günümüzdeki İran-Türkiye sınırının her iki tarafına yayılan daha geniş bir Yahudi kültür alanının parçasıydı. Özellikle İran’ın kuzeybatısındaki Salmas Yahudileri ile Doğu Türkiye’deki Başkale Yahudileriyle yakın ilişkiler bulunuyordu. Bu topluluklar dinsel ve dilsel geleneklerin yanı sıra aile, ticaret ve göç bağlarını da paylaşıyordu. Nesi Altaras’ın Van–Urmia bölgesi Yahudileri üzerine yaptığı araştırma, Birinci Dünya Savaşı’na kadar bölgenin sınırları aşan bir Yahudi sosyal alanı oluşturduğunu göstermektedir. Bu ilişkiler, Osmanlı İmparatorluğu ile İran arasındaki siyasi sınıra rağmen aile ve ticaret bağlarının nesiller boyunca devam ettiğini ortaya koymaktadır.

Birinci Dünya Savaşı

Birinci Dünya Savaşı, Urmia Yahudilerinin ve bölgedeki diğer Yahudi topluluklarının tarihinde belirleyici bir dönüm noktası oldu. Kuzeybatı İran ve Doğu Anadolu’daki savaşlar, siyasi karışıklıklar ve topluluklar arası şiddet, geniş çaplı göçlere ve zorunlu yer değiştirmelere yol açtı. Bölgedeki Yahudiler, Süryaniler ve Ermeniler şiddet ve güvensizlik ortamından etkilendi; çok sayıda insan yaşadığı yerleri terk etmek zorunda kaldı.

Savaş, yüzyıllar boyunca İran ve Osmanlı topraklarındaki Yahudi topluluklarını birbirine bağlayan geleneksel ilişkiler ağını da büyük ölçüde parçaladı. Nesi Altaras’ın araştırmasına göre Birinci Dünya Savaşı’nın hemen öncesinde Van ve Urmia gölleri arasındaki bölgede yaklaşık 2.000 Aramice konuşan Yahudi bulunuyordu ve bunların önemli bir bölümü Nash Didan topluluklarına mensuptu. Savaş, bölgedeki sınır aşan Yahudi ağının büyük ölçüde sona ermesine neden oldu.

Yirminci Yüzyılda Topluluk ve İsrail’e Göç

Birinci Dünya Savaşı’ndan sonra Urmia’da Yahudi topluluğu varlığını sürdürdü; ancak yirminci yüzyıl boyunca nüfus giderek azaldı. İran’daki siyasi ve toplumsal değişimler, şehirleşme ve modernleşme süreçleri ile başka şehirlere yönelik göç, geleneksel cemaat yapısını önemli ölçüde değiştirdi.

1948 yılında İsrail Devleti’nin kurulması, İran Yahudilerinin göçünü hızlandıran önemli gelişmelerden biri oldu. Urmia ve çevresindeki Yahudiler de zaman içinde İsrail’e göç ettiler. 1950’li yıllardan itibaren ve sonraki on yıllarda şehirdeki Yahudi nüfusu büyük ölçüde azaldı. İsrail’e yerleşen Nash Didan topluluklarının üyeleri, farklı ölçülerde olmak üzere dillerini, geleneklerini ve geldikleri topluluklara ilişkin anılarını korumaya devam ettiler.

Urmia Yahudilerinin Mirası

Urmia Yahudilerinin mirası, İran Yahudilerinin tarihinin yanı sıra İran, Türkiye ve Kürdistan arasındaki sınır bölgelerinde yaşamış Yahudi topluluklarının tarihinin de önemli bir parçasıdır. Topluluğun özgün karakteri, İran Yahudi dünyasına bağlılığı ile sınırın diğer tarafındaki Aramice konuşan Yahudi topluluklarıyla olan yakın ilişkilerinin birleşiminden kaynaklanmıştır.

Lishan Didan dili, dua gelenekleri, dini ve toplumsal uygulamalar, aile anıları ve soyadları, yirminci yüzyıl boyunca büyük ölçüde ortadan kaybolan bir toplumsal dünyanın izlerini günümüze taşımaktadır. Günümüzde Urmia Yahudilerinin çok sayıda torunu İsrail’de ve başka ülkelerde yaşamaktadır. Bu topluluklar aracılığıyla kuzeybatı İran Yahudilerinin kültürel ve dilsel mirasının çeşitli unsurları korunmaktadır.

Tarihsel Önemi

Urmia Yahudilerinin tarihi, kuzeybatı İran’ın özgün tarihsel yapısını yansıtmaktadır. Bu bölgede siyasi sınırlar defalarca değişmiş, ancak aile, ticaret, toplum ve dil ilişkileri nesiller boyunca varlığını sürdürmüştür. Yahudi topluluğu, şehrin çok etnili ve çok dinli yapısının ayrılmaz bir parçası olmuş; mirası hem İran Yahudilerinin hem de Nash Didan topluluklarının tarihinde önemli bir yer edinmiştir.

Urmia Yahudilerinin hatırası bugün esas olarak eski cemaat üyeleri ve onların İsrail’de ve başka ülkelerde yaşayan torunları tarafından yaşatılmaktadır. Aile gelenekleri, tarihsel belgeler, dilbilimsel çalışmalar ve soy araştırmaları sayesinde bu topluluğun tarihinin önemli bölümleri yeniden oluşturulabilmektedir. Böylece Urmia Yahudileri, İran, Anadolu ve Kürdistan arasındaki tarihsel bölgede gelişmiş özgün Yahudi toplumlarından birinin mirasını temsil etmektedir.

Kaynaklar

  1. Houman M. Sarshar, “Judeo-Persian Communities of Iran: i. Introduction”, Encyclopaedia Iranica.
  2. Houman M. Sarshar, “Judeo-Persian Communities: v. Qajar Period”, Encyclopaedia Iranica.
  3. Nesi Altaras, “The Jews of Van-Urmia: Remembering Borderland Migrations (1914–18)”, Jewish Social Studies, cilt 28, no. 1, 2023, s. 79–115.
  4. Geoffrey Khan, The Jewish Neo-Aramaic Dialect of Urmi, Piscataway, NJ: Gorgias Press.
  5. Jewish Languages, “Jewish Neo-Aramaic”.
  6. İsrail Milli Kütüphanesi, Nesi Altaras, “The Jews of Van-Urmia: Remembering Borderland Migrations (1914–18)” bibliyografik kaydı.

Ad ve yazım çeşitleri

Urmiye; Urmia

Kitapta geçtiği yer

Birinci Bölüm – Salmas; 01.04 – Asuriler ve Kürt Kardeş Kavgası kısmı; Üçüncü Bölüm – Göçler; 03.03 – Dilman kısmı; Dördüncü Bölüm – Başhalan; 04.08 – Sınır Kaçakçıları kısmı